iyi günler, nasılsınız, bir sanata dönüştü mü sizin de travmalarınız ?

iyi günler, nasılsınız, bir sanata dönüştü mü sizin de travmalarınız ?

21 Haziran 2015 Pazar

Ayrılık sonrası boşluk hissi

koskoca bir hiçlik, gitgide eksilen bir kalp, kalbinizden boğazınıza doğru yükselen derin bir sızı..

bir ayrılığın ilk günleridir henüz..
terastaki havlulugunuzun, muhlis, kimsesiz, bir hiç gibi soluk alıp verişliğinizin ilk günleridir... 
yüzünüzdeki dolaşan belirsiz, nereye ait olduğunu bilmeyen dalgınlığınızla
gözleriniz derin bir boşluğa takılı kalmıştır. 
dile dökülemeyenin tehnalığında, gündeliğin başı boş ayrıntılarından kaçırılan gözler 
bir film şeridi gibi o son sahneyi hatırlar durur. 
içinizi iyiden iyiye kemiren o derin boşluk, gitgide eksildiğinizi hissettirir.
hafızanızı sıfırlamak, hiçbir acının yaşanmadığı, parçalanmadıgınız bir dünyaya ait olmak istersiniz.
çocuklaşırsınız sonra. bütün parçalanmışlıklardan henüz haberi olmayan masum biri gibi olmaya çalışırsınız.
yapacağınız en iyi şey unutmaya çalışmak, bundan sonraki hayatınız için tertemiz bir sayfa açmaktır..

kırılmış bir şeyi onarır gibi her şeye derin bir hassasiyetle tekrar başlarsınız.
hayata körler gibi tutunup, dilsizler gibi boş boş bakarken
dört duvar arasına kapanarak kalbinizi tamir etmek istersiniz.
sizi oraya kilitleyen kuytuluğunuzun her şeyden soyutlayacağını zannedersiniz.
dışarıda hayat can çekişiyordur, bilirsiniz..
geceler boyu düşüncenizi yiyen o garip fısıldayış sizi rahat bırakmaz olur

..kendine gel mutlu değilsin

bir aşktan geriye kalan koca bir enkaz gibi yıkıntıları toplamaya çalışırsınız..
üzerinizden attığınız her yığın, biraz daha gömüldüğünüzü hissettirir.
gün ışığı gözükmüyor, feci bir ümitsizliğe kapılıyorsunuzdur.

bu derin boşluk içerisinde, sızınızı hafifletmek için alkole sığınırsınız sonra
acınızı dindirip, beyninizdeki hücreleri öldürerek
tüm yaşantıların silineceğini sanırsınız. 
olmadık şeylere güler, yüzünüzde beliren tebessümle yaşama dair sinyaller aldığınızın polyannacılığını oynarsınız.
günler, böylesi bir sıradanlık ve içine gömülme halinde geçiyor
siz o boşluğu doldurduğunuzu hissettiğiniz her anda aslında daha çok eksiliyorsunuzdur.
ta ki o boşluğa bir bakışın, bir dokunuşun bir yaşantının dokunacağı güne kadar..

bir sabah uyandığınızda yüzünüzde garip bir tebessüm belirir. 
azgın dalgalardan kurtulan bir gemicinin ertesi sabah kendini kıyıda bulması gibidir bu belirsiz tebessüm.
artık güçlü olduğunuzu, o boşluğun kapandığını, yaşamınıza kaldığı yerden devam etmeniz gerektiğini hissedersiniz. 
bugün bambaşka birgün olacak dersiniz kendi kendinize. her şeye yeniden başlamanın anı..
aynaya bakar, gülümsersiniz, toplarsınız dağınık eşyalarınızı.
selam verirsiniz bütün sevdiklerinize. onların gülüşüne tutunup güç bulmaya çalışırsınız. 
en sevdiğiniz kıfayetleriniz giyip, birbirine girmiş saç ve sakalınızı keser, güzelce tararsınız. 
artık yaşama dönmenin vakti gelmiştir. 

kalbinizde filizlenen bir ümit ışığı ile beraber dış dünyanın kapılarını açarsınız.
kendinizi uzun bir yolda kalabalığın içerisine atmak istersiniz sonra. 
biraz insan yüzü görmek iyi gelecektir belkide.
kapıyı açıp, yaşama dair sesler duyunca içiniz ferahlar önce. kalbiniz gün ışığıyla dolar.
adımlarınızı her an parçalarına ayrılacakmışcasına kırılgan bir insan gibi atarken,
kendini unutturan o ince sızı aniden tekabül eder. apar topar kendinizi kalabalık bir caddenin ortasına bulursunuz.
o an gözünüze perdeler iner. kalbinizdeki o derin boşluk boğazına doğru ilerlerken sendelenip düşecek olursunuz. 
kalabalıklar arasında koskoca bir yalnız olduğunuzu hissedersiniz.

bir ayrılığın yaralarını sarmak için her yolu denemiş
buna rağmen hale içinize gömüldüğünüz gerçeği kafanıza dank etmişse, siz bitmişsinizdir.
yangında kurtarılacak hiç bir şey kalmamıştır artık.
az sonra bir gerçeği daha fark ettiğiniz anda midenize, kalbinize, her yerinize sağ ve sol kroşeler inecektir. 

dışarıdaki herkes ona kesilmiştir..


2 yorum:

  1. İlk üç gün, uyanık olduğum sürece tek şarkı. 3 dk 39 sn. Bitiyor, başa alıyorum, bitiyor başa...Aklımda tek cümle. "o benden vazgeçti" Günde 100 kere, belki 200. Belki daha fazla. 3. gün iyiyim dedim geçti. Meğer uyuşmuşum sadece. ÜZerime bütün dünyanın enkazı çöktü. İlk an acıdan fark etmemişim. Bir ay oldu. Enkaz altındayım hala. Çıkabilir miyim? Belki... Umrumda mı? Değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba ben Metehan azgın bayanlar arayın tanışalım sonrası malum yani artık yüzünüz gülsün mutlu olun yalnız gizlilik şartıyla azgın Metehan sizi kalın vede büyük yaragıyla sizi sekse doyursun uzun lafın kısası arayın tanışalım 05358520456 iç anadolu bölgesi

      Sil

biraz müzik lütfen